Ahkâf  Suresi 29. Ayet Meali

  • وَإِذْ
  • صَرَفْنَآ
  • إِلَيْكَ
  • نَفَرًا
  • مِّنَ
  • ٱلْجِنِّ
  • يَسْتَمِعُونَ
  • ٱلْقُرْءَانَ
  • فَلَمَّا
  • حَضَرُوهُ
  • قَالُوٓا۟
  • أَنصِتُوا۟
  • ۖ
  • فَلَمَّا
  • قُضِىَ
  • وَلَّوْا۟
  • إِلَىٰ
  • قَوْمِهِم
  • مُّنذِرِينَ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur´ân´i dinlemeleri için sana yöneltmistik. Onlar Kur´ân´i dinlemek için hazir bulunduklari zaman birbirlerine "susun" dediler. Kur´ân´in okunmasi bitince de birer uyarici olarak kavimlerine döndüler.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Hani Kur’an’ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, “Susun!” dediler. Kur’an’ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
  • Ali Fikri Yavuz: Hatırla ki, cinlerden (on kişiye yakın) bir grubu, Kur’an dinlemek üzere sana yollamıştık. Vakta ki, Kur’an’ın huzuruna vardılar. (Birbirlerine): “- Susun, dinleyin” dediler. Sonra (Hz. Peygamber tarafından okunmakta olan Kur’an) bitirildiği vakit de (cinler Peygambere ve Kur’an’a iman getirerek) döndüler, (hem iman’a davet, hem de iman getirmiyenleri) korkutmak üzere kavimlerine gittiler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur´an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: «Susun, dinleyin!» dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur´ân´ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onlar Kur´ân´ı dinlemek için hazır bulundukları zaman birbirlerine «susun» dediler. Kur´ân´ın okunması bitince de birer uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
  • Fizilal-il Kuran: Bir zamanlar cinlerden bir topluluğu Kur´an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde «Susun dinleyin» dediler. Kur´an okuması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.
  • Hasan Basri Çantay: Yâdet o zamanı ki cinlerden bir taaifeyi Kur´an dinlemeleri için sana (doğru) çevirmişdik. İşte bunlar onun huzuuruna gelince (birbirine) «Susun (dinleyin)» demişler, (okunması) bitirilince de (kendilerini azâb ile) korkutmıya me´mur olarak kavmlerine dönmüşlerdi.
  • İbni Kesir: Hani Kur´an dinlesinler diye sana cinlerden bir taife yöneltmiştik. Hazır olunca demişlerdi ki: Susun. Kur´an tamam olunca da her biri birer uyarıcı olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve o zamanı da yâd et ki, cinlerden bir zümreyi Kur´an´ı dinlemeleri için sana göndermiştik. Vaktâ ki, ona hazır oldular, dediler ki: «Susun! (dinleyin).» Vaktâ ki, tilâveti nihâyet buldu, kendi kavimlerine korkutucular olarak dönüp gittiler.
  • Tefhim-ul Kuran: Hani cinlerden birkaçını, Kur´an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: «Kulak verin;» sonra (dinleme işi) bitirilince de kendi kavimlerine (birer) uyarıcı korkutucular olarak döndüler.
  • Diyanet Vakfi: Hani cinlerden bir gurubu, Kur´an´ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Kur´an´ı dinlemeye hazır olunca (birbirlerine) «Susun» demişler, Kur´an´ın okunması bitince uyarıcılar olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Bir de şu vaktı anlat ki: Cinlerden bir takımını Kur´an dinlemek üzere sana sevketmiştik, bu suretle vaktâ ki ona hâzır oldular, susun dinleyin dediler, sonra bitirildiği vakıt da döndüler, inzar etmek üzere kavımlarına gittiler