Duhân  Suresi 49. Ayet Meali

  • ذُقْ
  • إِنَّكَ
  • أَنتَ
  • ٱلْعَزِيزُ
  • ٱلْكَرِيمُ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Ona söyle denir! "Tat bakalim azabi! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: (Deyin ki:) “Tat bakalım! Hani sen güçlüydün, şerefliydin!?”
  • Ali Fikri Yavuz: (Sonra ona şöyle deyin): Tad bakalım, çünkü sen, (zannınca kavminin arasında) çok şerefli ve çok iyi bir kimse idin!...
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Tat bakalım (azabı)! Çünkü sen çok güçlü ve şerefli idin, deyin.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Ona şöyle denir: «Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
  • Fizilal-il Kuran: Tad bakalım, hani şerefli olan, üstün olan yalnız sendin?
  • Hasan Basri Çantay: Tat (o azâbı). Çünkü sen, (evet iddiânca) sen çok ulu, çok şerefli idin»!
  • İbni Kesir: Tad bakalım; hani güçlü olan, değerli olan yalnız sendin?
  • Ömer Nasuhi Bilmen: (48-49) Sonra başının üstüne o pek kaynar su azabından dökün. (Deyin ki) «Tad! Şüphe yok, sen (zûm ediyordun ki) pek kuvvetli, pek âlicenap olan sensin.»
  • Tefhim-ul Kuran: «(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun.»
  • Diyanet Vakfi: (47-50) (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Tat bakalım deyin: çünkü sen azîzdin, kerîmdin.