İnsân  Suresi 22. Ayet Meali

  • إِنَّ
  • هَٰذَا
  • كَانَ
  • لَكُمْ
  • جَزَآءً
  • وَكَانَ
  • سَعْيُكُم
  • مَّشْكُورًا
  • Elmalılı Hamdi Yazır: (Onlara söyle denir): "Iste bu sizin bir mükâfatinizdi. Gayretiniz karsiligini bulmustur."
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Onlara şöyle denecektir: “Şüphesiz bu sizin için bir mükâfattır. Çalışma ve çabanız makbul görülmüştür.”
  • Ali Fikri Yavuz: (Cennetliklere şöyle denir): İşte bu, sizin mükâfatınızdır. Ameliniz makbul olmuştur.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): İşte bu, sizin bir mükafatınızdı, çalışmanız mükafat ile karşılandı.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : (Onlara şöyle denir): «İşte bu sizin bir mükâfatınızdı. Gayretiniz karşılığını bulmuştur.»
  • Fizilal-il Kuran: Bütün bunlar iyiliklerinizin karşılığıdır, çabalarınız, hoşnutluğumuzu kazanmıştır.
  • Hasan Basri Çantay: (Bütün) bu (ni´metler) şübhe yok ki sizin için bir mükâfatdır. Sa´yimz meşkûr olmuşdur.
  • İbni Kesir: İşte bu, sizin işlediklerinize karşılık oldu. Sa´yiniz meşkur olmuştur.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: (21-22) Onların üzerlerinde ince ve kalın dîbadan yeşil esvap vardır. Ve gümüşten bilezikler ile bezetilmişlerdir ve onlara Rabbleri de gâyet temiz bir şurup içirmiştir. Şüphe yok ki, bu sizin için bir mükâfaat olmuştur ve sizin çalışmanız teşekküre layık bulunmuştur.
  • Tefhim-ul Kuran: Şüphesiz, bu, sizin için bir mükafattır. Sizin çaba harcamanız da şükre değer (meşkur/makbul) görülmüştür.
  • Diyanet Vakfi: (Onlara şöyle denir:) Bu, sizin için bir mükâfattır. Sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Şöyle diye ki işte bu sizin bir mükâfatınızdı, sa´yiniz meşkûr oldu