Meâric  Suresi 40. Ayet Meali

  • فَلَآ
  • أُقْسِمُ
  • بِرَبِّ
  • ٱلْمَشَٰرِقِ
  • وَٱلْمَغَٰرِبِ
  • إِنَّا
  • لَقَٰدِرُونَ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Artik o dogularin ve batilarin Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeter.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: (40-41) Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
  • Ali Fikri Yavuz: Artık doğuların ve batıların Rabbine kasem olsun ki, muhakkak biz kadiriz,
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Artık o doğuların ve batıların Rabbi için yemine ne hacet; şüphesiz ki, Bizim elbette gücümüz yeter!
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Artık o doğuların ve batıların Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim gücümüz yeter.
  • Fizilal-il Kuran: Yoo, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki bizim gücümüz yeter.
  • Hasan Basri Çantay: (40-41) Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.
  • İbni Kesir: Doğuların ve Batıların Rabbına yemin ederim ki, şüphesiz Biz; gücü yetenleriz.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Artık öyle değil, meşriklerin ve mağriblerin Rabbine kasem ederim ki şüphe yok, Biz elbette kâdiriz,
  • Tefhim-ul Kuran: Artık, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim; biz gerçekten güç yetirenleriz;
  • Diyanet Vakfi: (40-41) Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Artık o maşrıklerin, mağriblerin Rabbı için yemîne ne hacet, şübhesiz ki biz elbette kadiriz