Muminûn  Suresi 50. Ayet Meali

  • وَجَعَلْنَا
  • ٱبْنَ
  • مَرْيَمَ
  • وَأُمَّهُۥٓ
  • ءَايَةً
  • وَءَاوَيْنَٰهُمَآ
  • إِلَىٰ
  • رَبْوَةٍ
  • ذَاتِ
  • قَرَارٍ
  • وَمَعِينٍ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Meryemoglunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kildik; onlari, yerlesmeye elverisli, sulu bir tepeye yerlestirdik.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Meryem oğlu İsa’yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
  • Ali Fikri Yavuz: Meryem’in oğlu İsa’yı da annesiyle (kudretimize delâlet eden) bir alâmet kıldık; (çünkü onu babasız yarattık, annesine bir insan dokunmamıştı). İkisini düz ve suyu bulunan yüksek bir yerde barındırdık.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Meryem oğlunu ve annesini bir mucize kıldık ve ikisini oturaklı ve temiz sulu bir tepede barındırdık.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Meryemoğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, sulu bir tepeye yerleştirdik.
  • Fizilal-il Kuran: Meryemoğlu İsa ile annesini gücümüzün bir kanıtı olarak ortaya çıkardık. Onları yaşamaya elverişli ve akarsulu bir tepeye yerleştirdik.
  • Hasan Basri Çantay: Meryemin oğlunu da, anasını da (kudretimize) bir âyet (ibret) kıldık. Onları düz (ya´ni oturmıya yarar) ve akar suya mâlik bir tepede barındırdık.
  • İbni Kesir: Biz; Meryem´in oğlunu da, annesini de bir ayet kıldık. Her ikisini de sulak, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Ve Meryem´in oğlunu ve anasını bir harika kıldık ve ikisini bir oturaklı ve akar sulu yüksek bir mekanda barındırdık.
  • Tefhim-ul Kuran: Biz, Meryem´in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.
  • Diyanet Vakfi: Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): İbni Meryemi de anasiyle bir âyet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık