Muminûn  Suresi 82. Ayet Meali

  • قَالُوٓا۟
  • أَءِذَا
  • مِتْنَا
  • وَكُنَّا
  • تُرَابًا
  • وَعِظَٰمًا
  • أَءِنَّا
  • لَمَبْعُوثُونَ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Dediler ki: "Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yigini haline gelmisken, mutlaka yeniden diriltilecegiz öyle mi?"
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Dediler ki: “Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını hâline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?”
  • Ali Fikri Yavuz: Şöyle demişlerdi: “- Biz ölüb de bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, cidden biz mi diriltilmiş olacağız?
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): ki: «ölüp de bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz zaman mı, sahi biz mi mutlaka diriltileceğiz?
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Dediler ki: «Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?»
  • Fizilal-il Kuran: Biz ölüp de toprak ve kemik olduktan sonra yeniden mi diriltileceğiz?
  • Hasan Basri Çantay: Onlar «Öldüğümüz ve bir toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmışız?» demişlerdi.
  • İbni Kesir: Onlar demişlerdi ki: Ölüp de toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltileceğiz?
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Dediler ki: «Öldüğümüz ve toprak ve kemikler olduğumuz zaman mı biz herhalde diriltilip kaldırılacağız?»
  • Tefhim-ul Kuran: Dediler ki: «Öldüğümüz, bir toprak ve bir kemik olduğumuz zaman, gerçekten biz mi diriltilecek mişiz?»
  • Diyanet Vakfi: Dediler ki: Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): «Öldüğümüz ve bir türab, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mı, cidden biz mi mutlak ba´solunacağız?