Ra`d  Suresi 14. Ayet Meali

  • لَهُۥ
  • دَعْوَةُ
  • ٱلْحَقِّ
  • ۖ
  • وَٱلَّذِينَ
  • يَدْعُونَ
  • مِن
  • دُونِهِۦ
  • لَا
  • يَسْتَجِيبُونَ
  • لَهُم
  • بِشَىْءٍ
  • إِلَّا
  • كَبَٰسِطِ
  • كَفَّيْهِ
  • إِلَى
  • ٱلْمَآءِ
  • لِيَبْلُغَ
  • فَاهُ
  • وَمَا
  • هُوَ
  • بِبَٰلِغِهِۦ
  • ۚ
  • وَمَا
  • دُعَآءُ
  • ٱلْكَٰفِرِينَ
  • إِلَّا
  • فِى
  • ضَلَٰلٍ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Gerçek dua O´nadir. O´nun disinda yalvarip durduklari ise onlara hiçbir seyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa agzina su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duasi hep bir sapiklik içindedir.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka yalvardıkları ise onların isteklerine ancak, ağzına ulaşmayacağı hâlde, ulaşsın diye avuçlarını suya uzatan kimsenin isteğine suyun cevap verdiği kadar cevap verirler. Kâfirlerin duası daima boşa çıkar.
  • Ali Fikri Yavuz: Makbul olan dua, ancak Allah’a olan duadır. O’ndan başka (müşriklerin) yalvarıp durduklaı putlar ise, kendilerine hiç bir şeyle karşılık vermezler. O kâfirlerin hali, kuyu başında, su, ağzına gelsin diye, suya doğru iki avucunu açıp uzatana benzer ki, su ona yükselip gelmez (çünkü his ve idraki yoktur. İşte putlar da böyledir. Asla fayda veya zarar veremezler.) kâfirlerin dua ve ibadetleri, sapıklıkta ve boşuna yerde olmaktan başka bir şey değildir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Gerçek dua ancak O´nadır; O´ndan başka yalvarıp durdukları ise, onlara hiçbir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimseye benzer ki, su ona gelmez. Kafirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Gerçek dua O´nadır. O´nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
  • Fizilal-il Kuran: Gerçek dua, yalnız Allah´a yöneltilen çağrıdır. Müşriklerin Allah dışında çağrı yönelttikleri putlar, onların hiçbir dileklerine cevap veremezler. Böyleleri ağzına su gelsin diye avuçlarını ona doğru açan kimseye benzerler ki, asla bu yolla ağzına su gelmez. İşte kâfirlerin çağrısı böylesine boşunadır.
  • Hasan Basri Çantay: Hak (olan) da´vet (ve düâ) ancak Onadır. Onu bırakıb çağırdıkları (düâ etdikleri putlar) ise kendilerine hiç bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan (adam) gibidir ki o, buna asla ulaşıcı değildir. Kâfirlerin düâsı sapıklık içinde kalmakdan başka (bir mahiyyetde) değildir.
  • İbni Kesir: Gerçek dua ancak O´nadır. O´ndan başka taptıkları kendilerine hiçbir şeyle cevap veremezler. Durumları; suyun ağzına gelmesi için avuçlarını ona açmış kimsenin durumu gibidir. Oysa o, hiç bir zaman suya kavuşamaz. İşte kafirlerin yalvarışı da böyle boşunadır.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Hak olan davet, Allah içindir. Ve o kimseler ki, Allah´tan başkalarına duada bulunurlar, kendileri için hiçbir şey ile icabet etmezler. Ancak ağzına erişsin diye suya karşı iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki, o su ona ulaşıcı değildir. Kâfirlerin duaları ise ancak bir sapıklık içindedir.
  • Tefhim-ul Kuran: Hak olan çağrı (dua, ibadet) yalnızca O´na (olan) dır. Onların Allah´tan başka çağırdıkları ise, onlara hiç bir şeyle cevap vermezler. (Onların durumu) yalnızca, ağzına gelsin diye, iki avucunu suya uzatan(ın boşuna beklemesi) gibidir. Oysa ona gelmez. Küfre sapanların duası, sapıklık içinde olmaktan başkası değildir.
  • Diyanet Vakfi: El açıp yalvarmaya lâyık olan ancak O´dur. O´nun dışında el açıp dua ettikleri onların isteklerini hiçbir şeyle karşılamazlar. Onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açan kimse gibidir. Halbuki (suyu ağzına götürmedikçe) su onun ağzına girecek değildir. Kâfirlerin duası kuşkusuz hedefini şaşırmıştır.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Hak duâ ancak onadır, ondan başka yalvarıp durdukları ise onları hiç bir şeyle icabet etmezler, onlar ancak ağzına gelsin diye suya doğru iki avucunu açana benzer ki o, ona gelmez, kâfirlerin duâsı hep bir dalâl içindedir