Yûnus  Suresi 39. Ayet Meali

  • بَلْ
  • كَذَّبُوا۟
  • بِمَا
  • لَمْ
  • يُحِيطُوا۟
  • بِعِلْمِهِۦ
  • وَلَمَّا
  • يَأْتِهِمْ
  • تَأْوِيلُهُۥ
  • ۚ
  • كَذَٰلِكَ
  • كَذَّبَ
  • ٱلَّذِينَ
  • مِن
  • قَبْلِهِمْ
  • ۖ
  • فَٱنظُرْ
  • كَيْفَ
  • كَانَ
  • عَٰقِبَةُ
  • ٱلظَّٰلِمِينَ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Hayir. Onlar bilgileriyle kavrayamadiklari, te´vili de kendilerine hiç gelmemis olan bir seyi yalan saydilar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmislerdi, amma bak zalimlerin akibeti nasil oldu.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Hayır öyle değil. Onlar, ilmini kavrayamadıkları ve kendilerine yorumu gelmemiş olan bir şeyi yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de (peygamberleri ve onlara indirilen kitapları) böyle yalanlamışlardı. Bak, o zalimlerin sonu nasıl oldu.
  • Ali Fikri Yavuz: Hayır, o kâfirler, ilmini kavrayamadıkları Kur’an’ı yalanladılar ve kendilerine, hakikat ve inceliği hakkında bir anlayış da gelmedi. Onlardan önce gelen ümmetler de Peygamberlerini, işte böyle yalanlamışlardı. Amma bak, zalimlerin âkibeti nasıl oldu!...
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Hayır, onlar anlamını kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine hiç gelmemiş olan birşeye yalan dediler; bunlardan önce gelip geçenler de böyle yalanlamışlardı; ancak bak zalimlerin sonu nasıl oldu!
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Hayır. Onlar bilgileriyle kavrayamadıkları, te´vili de kendilerine hiç gelmemiş olan bir şeyi yalan saydılar. Bunlardan önce gelip geçenler de yine böyle inkâr etmişlerdi, amma bak zalimlerin akıbeti nasıl oldu.
  • Fizilal-il Kuran: Tersine onlar bilgisini kavrayamadıkları ve henüz açıklamasına da muhatap olmadıkları bir mesajı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlanmışlardı. Gör bakalım, o zalimlerin sonu nice oldu?
  • Hasan Basri Çantay: Hayır, onlar ilmini kavrayamadıkları şey´i yalan saydılar. Kendilerine te´vîli (hakkında bir idrâk) gelmedi. Onlardan evvelki (ümmetler) de (peygamberlerini) böyle tekzîb etdiler işte. Bak, o zaalimlerin sonucu nice olmuşdur!
  • İbni Kesir: Hayır, onlar bilgisini kavrayamadıkları, yorumu kendilerine gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zalimlerin sonunun nasıl olduğuna bir bak.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Hayır. Onlar ilmini ihata edemedikleri ve daha te´vili kendilerine gelmemiş olan bir şeyi tekzîp ettiler. Onlardan evvelkiler de böylece tekzîpte bulunmuşlardı. Artık bak ki zalimlerin akibeti nasıl olmuştur.
  • Tefhim-ul Kuran: Hayır, onlar ilmini kuşatamadıkları ve kendilerine de henüz yorumu gelmemiş bir şeyi yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Zulme sapanların nasıl bir sonuca uğradıklarına bir bak.
  • Diyanet Vakfi: Bilakis, onlar hakkıyla bilmedikleri ve bildirdikleri kendilerine (vakıa olarak) gelmemiş Kur’an’ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu!
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Hayır onlar, ılmini ihata etmedikleri ve te´vili kendilerine hiç gelmemiş olan bir şey´i tekzib ettiler, bunlardan evvel geçenler de böyle tekzib etmişlerdi amma bak zâlimlerin akıbeti nasıl oldu?