Yûsuf  Suresi 66. Ayet Meali

  • قَالَ
  • لَنْ
  • أُرْسِلَهُۥ
  • مَعَكُمْ
  • حَتَّىٰ
  • تُؤْتُونِ
  • مَوْثِقًا
  • مِّنَ
  • ٱللَّهِ
  • لَتَأْتُنَّنِى
  • بِهِۦٓ
  • إِلَّآ
  • أَن
  • يُحَاطَ
  • بِكُمْ
  • ۖ
  • فَلَمَّآ
  • ءَاتَوْهُ
  • مَوْثِقَهُمْ
  • قَالَ
  • ٱللَّهُ
  • عَلَىٰ
  • مَا
  • نَقُولُ
  • وَكِيلٌ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Babalari dedi ki: "Hepiniz çaresiz kalmadikça onu bana mutlaka getireceginize dair Allah´dan bir yemin vermedikçe, onu, kesinlikle sizinle göndermem". Onlar da Allah´a and içerek babalarina söz verince, babalari dedi ki: "Bu söylediklerinize Allah vekildir".
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Babaları, “Kuşatılıp çaresiz durumda kalmanız hariç, onu bana geri getireceğinize dair Allah adına sağlam bir söz vermedikçe, onu sizinle göndermeyeceğim” dedi. Ona güvencelerini verdiklerinde, “Allah söylediklerimize vekildir” dedi.
  • Ali Fikri Yavuz: Babaları: “- Siz ölümle kuşatılmadıkça, muhakkak surette onu (Bünyamin’i) bana getireceğinize dair Allah’dan sağlam bir yemini bana verişinize kadar, asla onu sizinle beraber gönderemem.” dedi. Onlar, babalarına yeminlerini verince, o şöyle dedi: “-Allah söylediklerimiz üzerine vekildir (onları yerine getirir).”
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): Dedi ki: «Kesinlikle onu sizinle beraber göndermem, ta ki hepiniz her taraftan kuşatılmadıkça, onu mutlaka bana getireceğinize dair Allah´a yemin edesiniz!» Söz verdikleri vakit dedi ki: «Allah söylediklerimize karşı vekildir!»
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Babaları dedi ki: «Hepiniz çaresiz kalmadıkça onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah´dan bir yemin vermedikçe, onu, kesinlikle sizinle göndermem». Onlar da Allah´a and içerek babalarına söz verince, babaları dedi ki: «Bu söylediklerinize Allah vekildir».
  • Fizilal-il Kuran: Babaları «Hep birlikte ölüm çemberine düşmeniz ihtimali dışında, onu kesinlikle geri getireceğinize ilişkin bana Allah adına sağlam bir güvence, bağlayıcı bir söz vermedikçe onu sizinle birlikte göndermem» dedi. Oğullarının istediği güvenceyi vermeleri üzerine dedi ki; «Bu söylediklerimize Allah vekildir.»
  • Hasan Basri Çantay: (Ya´kub): «Etraafınız kuşatılıb (çaresiz kalmanız müstesna) onu bana behemehal getireceğinize dâir Allahdan bana sağlam bir teahhüd verilinceye kadar onu sizinle beraber, (kaabil değil) göndermem» dedi. Artık ona (babalarına) te´mînâtlarını verince o da: «Allah benim ve sizin bu dediklerimize vekîl (şâhid olsun)» dedi.
  • İbni Kesir: Dedi ki: Etrafınız kuşatılmadıkça muhakkak bana getireceğinize dair Allah´a karşı sağlam bir söz vermezseniz, onu sizinle asla göndermem. Artık onlar söz verince: Allah söylediklerinize Vekil´dir, dedi.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Dedi ki: «Onu sizinle beraber göndermem, onu bana getireceğinize dair Allah Teâlâ´dan bana sağlam bir ahidde bulunacağınıza değin. Meğer ki, etrafınız ihata edilecek olsun.» Vaktâ ki, ona ahidlerini getiriverdiler. Dedi ki: «Allah Teâlâ da dediklerimizin üzerine şahiddir.»
  • Tefhim-ul Kuran: «Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem.» dedi. Böylelikle Ona onlar kesin bir söz verince dedi ki: «Allah, söylediklerimize karşı vekildir.»
  • Diyanet Vakfi: (Ya´kub) dedi ki: Kuşatılmanız (ve çaresiz kalma durumunuz) hariç, onu bana mutlaka getireceğinize dair Allah adına bana sağlam bir söz vermediğiniz takdirde onu sizinle beraber göndermem!» Ona (istediği şekilde) teminatlarını verdiklerinde dedi ki: Söylediklerimize Allah şahittir.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Dedi: ihtimali yok onu sizinle beraber göndermem, tâ ki bana hepiniz ihata edilmedikçe onu behamehal getireceğinize dâir Allahdan bir mîsak veresiniz, vaktâ ki misaklarını verdiler, dedi ki: Allah söylediklerimize karşı vekil