Yûsuf  Suresi 90. Ayet Meali

  • قَالُوٓا۟
  • أَءِنَّكَ
  • لَأَنتَ
  • يُوسُفُ
  • ۖ
  • قَالَ
  • أَنَا۠
  • يُوسُفُ
  • وَهَٰذَآ
  • أَخِى
  • ۖ
  • قَدْ
  • مَنَّ
  • ٱللَّهُ
  • عَلَيْنَآ
  • ۖ
  • إِنَّهُۥ
  • مَن
  • يَتَّقِ
  • وَيَصْبِرْ
  • فَإِنَّ
  • ٱللَّهَ
  • لَا
  • يُضِيعُ
  • أَجْرَ
  • ٱلْمُحْسِنِينَ
  • Elmalılı Hamdi Yazır: Onlar "Yoksa sen, sahiden Yusuf musun?" dediler. O da "Ben Yusuf´um, bu da kardesim" dedi, "Dogrusu Allah, bizi, lutfuyla nimetlendirdi. Gerçekten de kim Allah´dan korkar ve sabrederse, Allah, muhakkak ki, güzel isler yapanlarin mükafatini zayi etmez."
  • Diyanet İşleri Başkanlığı: Kardeşleri, “Yoksa sen, sen Yûsuf musun?” dediler. O da, “Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Allah, bize iyilikte bulundu. Çünkü, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez” dedi.
  • Ali Fikri Yavuz: Onlar: Yoksa sen, Yûsuf musun? dediler. O da: “- Ben Yûsuf’um, bu da kardeşim. Gerçekten Allah bize lutfetti. Doğrusu, kim Allah’dan korkar ve düştüğü felâkete sabrederse, muhakkak ki Allah bu gibi muhsinlerin mükâfatını zayi etmez.” dedi.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş): «A a.! Sen Yusuf musun?» dediler. Ben Yusuf´um, bu da kardeşim! Allah bize lütfuyla iyilikte bulundu; bir gerçektir ki, kim Allah´tan korkar ve sabrederse, muhakkak Allah iyilerin mükafatını zayi etmez.» dedi.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Sadeleştirilmiş 2) : Onlar «Yoksa sen, sahiden Yusuf musun?» dediler. O da «Ben Yusuf´um, bu da kardeşim» dedi, «Doğrusu Allah, bizi, lutfuyla nimetlendirdi. Gerçekten de kim Allah´dan korkar ve sabrederse, Allah, muhakkak ki, güzel işler yapanların mükafatını zayi etmez.»
  • Fizilal-il Kuran: Kardeşleri «Yoksa sen Yusuf musun?» dediler. O da dedi ki; «Evet, ben Yusuf´um, bu da kardeşimdir. Allah bize lütufta bulundu. Kuşku yok ki, kim kötülükten sakınır ve sabrederse, Allah iyilik edenleri asla ödülsüz bırakmaz.»
  • Hasan Basri Çantay: «A, sen, sen, saahi Yuusuf musun?» dediler. O da: «Ben, dedi, Yuusufum. Bu da kardeşim. Allah bize (selâmet ve kerametle) lûtfetdi. Zîrâ hakıykat şudur ki: Kim (Allahdan) korkar, (belâlara) katlanırsa her halde Allah iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmez».
  • İbni Kesir: Dediler ki: Yoksa sen gerçekten Yusuf musun? O da dedi ki: Ben, Yusuf´um, bu da kardeşim. Doğrusu Allah, size lutfetti. Çünkü kim sakınır ve sabrederse; muhakkak ki Allah, ihsan edenlerin ecrini zayi etmez.
  • Ömer Nasuhi Bilmen: Dediler ki: «A sen evet... Muhakkak sen Yusuf musun?» Dedi ki: «Ben Yusuf´um ve bu da kardeşimdir. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ bizim üzerimize âtifette bulundu. Çünkü her kim ittika´da bulunur ve sabrederse, artık muhakkak ki, Allah Teâlâ muhsinlerin mükâfaatını zâyi etmez.»
  • Tefhim-ul Kuran: «Sen gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?» dediler. «Ben Yusuf´um» dedi. «Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufta bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların karşılığını boşa çıkarmaz.»
  • Diyanet Vakfi: Yoksa sen, gerçekten Yusuf musun? dediler. O da: (Evet) ben Yusuf´um, bu da kardeşim. (Birbirimize kavuşmayı) Allah bize lütfetti. Çünkü kim (Allah´tan) korkar ve sabrederse, şüphesiz Allah güzel davrananların mükâfatını zayi etmez, dedi.
  • Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): A a, sen, sen Yusüf müsün? dediler. Ben, dedi: Yusüfüm, bu da kardeşim, Allah bize lutfile in´am buyurdu. Hakikat bu; her kim Allahdan korkar ve sabr ederse her halde Allah, muhsinlerin ecrini zayi´ etmez